19 Ağustos 2009 Çarşamba

kasetçiğim


saçlarını umursamazlığa uzatan uykulardan uyandığında
mevsimin saydam dövmelerini avutan bir su yağacak!
omuzlarından uğursuzluk havalanıyor,ahtapot suya
gözlerini yumdu kollarıyla uçuyor göğe.
kasıklarında cin apseleri,su süsleniyor.
tüm ayak izlerini silecek ve kaybedecek bir afet
topuklarıyla çakıyor boşluğu.
yara bandı dönüyor
yara bandı dönüyor.


melis,ondokuz ağustos.

18 Ağustos 2009 Salı

diriliş çok kötüsün!

şarkı damarları temizledikten sonra
ona bir kaç zonklamamı verdim ve yolladım
karnımda dokuzsuz bebeklerden birisi daha
hiç doğmayacak!
çok uzun bakışlardan sonra birikenler kendini külledi hep.
göz başladı ve yumuldu.
hep başlayacak ve yumulacak sanarken.göz kısacık unuttu.
dolapların arkasından kıs kıs gülen anı dondu ve kaçırıldı akıllardan.
zararlı!
seni gözlerimden uzak ve rengi sır düşlere aldırmıştım zozan,
artık gözlerimin açıklarında sallanıyorsun.
eşikten düşüp,maddeler arasında yuvarlanıyorsun
.

17 Ağustos 2009 Pazartesi

bayılacağım


sildiklerini uykunun kusan bir duvarla
düğünüme çağrılmayan o tek anı
bana kırıntıyı bile unutmama cezası verdi.
eski toprakta sayısız sevgilim ölü kaldı,
öpüyorum kemik.

üçgen gün

bekledik lanetimizle
burdan en uzağı gören atlılar geçtiler
elin tüm çizgilerindeki kıpırtıları ören
mora düşkün fallı benliler geçtiler

gitmek isterken çocukluğunun ve tanrının
tek mutlu gününe dolanmış sapkın simi pas ipler kafasına.
kafasına kafasına!

burdan bir daha geçeceklerken
gözsüz artık belleksiz

sonra
atsız ve falsız hiç otuna ekileceğiz
orda beklediğimiz meleği giyinip sedefleneceğiz.

onüç ağustos

12 Ağustos 2009 Çarşamba

olanbiten

düğmelerimi rüzgar çözsün kırık
ve peder'i öpsün.
saçlarımı su alsın ve yılanlar soksun
oyuna ve boğulsun boyun bükükse orda.

dizleri siyahı dirsekleri tozu bekliyor bekliyor
ıslığını dağın,dağ büyüyor büyüyor.geliyor.
daha derini daha derini görmekten kör olmaya
gidiyor su.
iyi ki büyü.iyi ki büyü

sersem edenler/ edımlar




ağız büyütücü yılanlarla
yılışık su kuşu sus!
ayaklarımın altı karışık,gözünü rus ruleti
iki'sine satacak Pisliğim kırışık
yum dilini kadım kaçışmalarına geometrisiz
ve ah sıvış aklın boşalıyor,sıvış gıcırtısı sökük
cıvıltısı küf bir kapının ensesine ve orda yanağımda patla baba
ağzımdan burnumdan kanatlanan yara, sana merhemler salgılayan
tek umursamaz sevgilinde suda saklan.
elleri kolları buhur bebeğim,buz tutacaksın kasıklarımda.

11 Ağustos 2009 Salı

solaris 'in rüzgarları


geminin ışıklarında yetişen çiçek çok kabus görüyorsa,kabus:ağaçların gece gölgesinde duyamadığı çarpıntıları.cinsiz artık.bir kaç tıkırtı zamansız duvar örer.yeşerten güvelerin dişlerini saplayan etine alkol bir yastanve kan fazlasını da renge,cılıza,uyuma,kulağa ve avuntu At'ına sürmeyen bir kapak geçmişidir sallanıyor yersiz.nasıl seviniyorum.fazla sürmeyeceğiz günlerin köpüğünden sonra bugün ilk
çok defa gömülmesi unutulmuş bir sırt gördüm.